🌬️ Ön Safta Namaz Kılmanın Fazileti
3- Müezzinlik, Allah katında ecri ve sevabı büyük hayırlardan biri olup, Efendimiz tarafından teşvik edilmiştir. 4- Namazda ilk safta bulunmanın sevabı ve fazileti diğer saflardan daha çoktur. 5- Camiye ve cemaate erken gelmek ve ilk saflarda yer almak sünnette teşvik edilmiştir. 6- Cemaatle kılınan namazın fazileti, tek
Hadis-i Şeriflerde buyuruldu ki: En hayırlı saf, ilk saftır. Sevabı en az olan da geri saflardır. İlk safın fazileti bilinseydi oraya geçmek için kur’a çekilirdi. Namaz kılarken iyilere ilk safta, kötülere son safta bulunmak nasip olur. (Müslim) Allah ve melekler ilk safta namaz kılanlara, salat ve selam eder. (Müsned) 20.
RegaibGecesi Okunacak Dua ve Kılınacak Namaz. Recep Ayının İsimleri. Mektubat-ı Geylani. Birinci Mektup. İkinci Mektup. Namazda Birinci Safın Fazileti
Eğerböyle bir bid'at varsa, ön safta bulunmamayı tercih etmelidir; çünkü bazı âlimler, hünkâr mahfiline girmeyi kerih görmüşlerdir. Hasan Basrî ve Bekir b. Abdullah el-Müzenî (Allah ikisinden de razı olsun) hünkâr mahfillerinde namaz kılmazlardı.
Önsaf dolunca ikinci saf teşkil edilir. Ön safta yer varken ikinci safa durulmaz. Ön safta namaz kılmanın sevabını, Efendimiz (s.a.v.) şöyle açıklamışlardır: “ İnsanlar ezan okumanın ve ilk safta yer almanın sevabını bilselerdi, ön safta durabilmek için kur’a çekmekten başka yol bulamazlardı .” [Müslim, Sahih
A-NAMAZIN FAZİLETİ. 2 * Farz Olmasının Tarihi. 2 * Farz Namazların Fazileti Ve Küçük Günahlara Keffâret Olması. 4 * Namazın Önemi. 9 * Namaz Vaktini Beklemenin Ve Mescitlere Gitmenin Fazileti. 12 * Namazın Vaktinde Kılınmasının Fazileti. 18 * Namazda Kıyamı Uzun, Rükû Ve Secdeyi Fazla Yapmanın Fazileti. 20
Dolayısıylabu hadisin tahsis edilmesine, yani manasının husûsîleştiri İme sine gerek yoktur. Burada, pis yerde namaz kılmanın caiz olmadığı söylenerek bir itiraz yöneltilemez. Çünkü necispis olma, olağanüstü bir durumdur. Bu yüzden bir şeyin necis/pis olmadan önceki haline bakılır. Asıl itibar ilk haledir. 57.
pctj. Blog KategorileriSon Makaleler ×Mesaj Sitede posta işlevi geçici olarak kapatıldı, lütfen tekrar deneyin. Rasulallah Sav. şöyle buyurur"Cemaatle kılınan namaz tek kişinin kıldığın namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir." "Kim kırk gün namaza başlama tekbirini kaçırmadan cemaatle namaz kılarsa, Allahü Teala onun için iki berat yazar; biri münafıklıktan kurtuluş beratı diğeri de cehennemden kurtuluş beratı." Cemaatle namaz kılmanın önemi bu kadar büyük ve fazladır. Cemaatle namaz kılma bahsinden hadislerde çokça bahsedilmiştir. 2 kişiden fazlası cemaattir. Peygamber Efendimiz asm “Meleklerin Rableri huzurunda saf bağlayıp durdukları gibi saf bağlasanız ya!” buyurmuş. Ashab, "Yâ Resûlallah! Melekler Rablerinin huzurunda nasıl saf bağlayıp dururlar?" diye sorduk. Şöyle buyurdu “Onlar öndeki safları tamamlayıp birbirine perçinlenmiş gibi bitişik dururlar.”Müslim, Salât 119; bk. Ebû Dâvûd, Salât 93; Nesâî, İmâmet 28 Meleklerin Rableri huzurunda durdukları gibi saf bağlamaktan anılan en ön safta ara vermeden bitişik bir şekilde namazı tamamlaya bilmektir. Birinci safta bulunmanın birçok fazileti vardır çünkü her şeyde olduğu gibi İslam camide de nizam ve intizama önem verir aynı zamanda ön safta olan imamı daha iyi anlar, namazını daha huşu içinde kılar. Evde kıldığı namazdan 27 derece daha faziletlidir. Üç kişi bir araya gelip cemaat yapmazlarsa şeytan onlara musallat olur. Kuran'ı Kerim ve hadislerdeki cümlelerden çıkarabileceğimiz manalar çok ve mühimdir. Şeytanın musallat olma hadisesinde de gördüğümüz gibi insanlar arası dayanışma herkesin yararına olacaktır. Benim Adreslerim Erhan Akyol Yenidoğan Mah. Rami Kışla Cad. No67 D16 Bayrampaşa / İSTANBUL Email erhan Gsm 0553 550 50 10 Pbx 0850 550 50 10 HizmetlerimBlog KategorileriEgitim Hizmetleri
Cemaatle namazda ilk safta bulunmanın ve ezan okumanın faziletleri… Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu “İnsanlar ezan okumanın ve namazda birinci safta bulunmanın ne kadar faziletli olduğunu bilselerdi, sonra bunları yapabilmek için kur’a çekmek zorunda kalsalardı kur’a çekerlerdi. Şayet camide cemaate erken yetişmenin ne kadar faziletli olduğunu bilselerdi, birbirleriyle yarışa girerlerdi. Eğer yatsı namazı ile sabah namazındaki fazileti bilselerdi, emekleyerek ve sürünerek de olsa bu iki namaza gelirlerdi.” Buhârî, Ezân 9, 32, Şehâdât 30; Müslim, Salât 129. Ayrıca bk. Tirmizî, Mevâkît 52; Nesâî, Mevâkît 22, Ezân 31 EZAN OKUMANIN FAZİLETİ Ezanın sözlük anlamı bildirmek demektir. Din örfündeki anlamı ise, belirlenmiş vakitlerde, belirlenmiş sözlerle belirlenmiş bildirimdir. Vakitler namaz vakitleri, sözler şeriat koyucunun tayin ettiği ve her vakitte tekrarlanan kelimelerdir. Hepimizin bildiği gibi ezan şu kelimelerden meydana gelir Allahü ekber 4 defa Eşhedü en lâ ilâhe illallah 2 defa Eşhedü enne Muhammeden resûlullah 2 defa Hayye ale’s-salâh 2 defa Hayye ale’l-felâh 2 defa Allahü ekber 2 defa Lâ ilâhe illallah 1 defa İslâm âlimleri, ezanın bu kadar az sözle itikadî ve amelî hükümlerin tamamını ihtiva ettiğini söylerler. “Allahü ekber” , Cenâb-ı Hakk’ı tasdike delâlet ettiği gibi, O’nun bütün kemal sıfatlarını da ispat eder. “Eşhedü en lâ ilâhe illallah”, tevhid akîdesini tasdiki ve şirkin her çeşidini reddi içine alır. “Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah”, risâletini ve bunun yanında bütün resûl ve nebîlerin peygamberliklerini tasdîke delâlet eder. “Hayye ale’s-salâh”, Resûl-i Ekrem Efendimiz sayesinde bilinen Allah’a itaat ve tâate emir sigasiyle davettir. “Hayye ale’l-felâh” ise, dünya ve âhirette ebedî kurtuluş demek olan felâha, yegâne hak yola çağırmaktır ki, bu kıyameti, âhireti ve mahşeri tasdik demektir. Bu lafızların tekrarlanmasının sebebi, ihtiva ettikleri bu engin anlamları tekit içindir. EZAN OKUMANIN FAYDALARI Ezanın pek çok faydaları vardır. Bunların en başta geleni, ezan okunan yerde Müslümanların varlığının ispat edilmiş olmasıdır. Bu yer İslâm toprağıdır veya böyle olmaya adaydır. Çünkü Müslümanların hedefi ve gayesi, yeryüzünü İslâmlaştırmak veya Müslümanlığı kabul etmeyen insanların yaşadığı yerleri sürekli Allah’ın dinini tebliğe müsait bir hale getirmek, bu yöndeki engelleri ortadan kaldırmaktır. Ayrıca ibadet vaktinin girdiği müslümanlara ezanla haber verilir. Ezan, Müslümanları cemaat olmaya ve bir araya getirmeye davettir. İslâm’ın temel esasları bütün insanlara günde beş defa ezan sayesinde açıkça duyurulmuş olur. İslâm âlimleri ezanda dört hikmet bulunduğunu söylerler. Bunlar Şiâr-ı İslâm oluşu, yani İslâmın bir parolası, bir sembolü olması, kelime-i tevhîdi ve kelime-i şehâdeti herkese açıkça ilân etmesi, namaz vaktinin ve kılınacağı yerin duyurulması ve Müslümanları cemaate davettir. Kur’an’da ezana şu âyet-i kerîmelerle işaret edilir “Namaza çağırdığınız zaman onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu davranış, onların düşünmeyen bir topluluk olmalarındandır” [Mâide sûresi 5, 58]. “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağırıldığınız zaman Allah’ı anmaya koşun” [Cum’a sûresi 62, 9]. EZAN OKUMANIN ÖNEMİ Ezan okumanın önemi ve fazileti böylelikle iyice anlaşılmış olmaktadır. İşte bu sebeple Resûl-i Ekrem Efendimiz, bu fazileti kavrayanların ezan okumakta âdeta birbirleriyle yarışacaklarını, hatta kur’a atmak zorunda kalabileceklerini ifade buyurmuşlardır. Nitekim İslâm tarihinde bu gerçekleşmiş, meselâ Kâdisiye Harbi’nde bir grup Müslüman ezan okuma hususunda aralarında münakaşa etmişler, kimin ezan okuyacağı hakkında Sa’d İbni Ebî Vakkâs kur’a çektirmek zorunda kalmıştır. NAMAZDA İLK SAFTA BULUNMANIN FAZİLETİ Namazda ilk safta bulunmak da aynı şekilde büyük faziletlerden biridir. İlk saf imamın hemen arkasında bulunan saftır. Bir arkada bulunana göre onun önündekinin ilk saf olduğunu söyleyenler, bundan da öte vakit namazını ilk cemaatle kılanlar demek olduğunu iddia edenler de olmuştur. Fakat doğru olan ilk görüş olsa gerektir. İlk safta bulunmanın neden faziletli olduğu üzerinde durulmuş, buna karşılık imam cehren okuduğunda Kur’an dinlemek, Fâtiha sûresi’nin okunmasından sonra “âmin” diyebilmek, imamın tekbirlerinden hemen sonra tekbir almak, imam birini yerine geçirecek olursa kendisi geçmek gibi büyük ecir ve sevabı olan işler sayılmıştır. Bir başka yönü teşvik unsuru oluşudur. Cemaatin ön saflarında boş yer varken, arkada olanlar daima oraları doldurmakla mükelleftirler. Nitekim bir hadiste “İlk saffı, sonra onun arkasındakini, sonra sırayla diğerlerini tamamlayınız, eksik kalırsa son safta kalsın” buyurulmuştur Ebû Dâvûd, Salât 94. ERKEKLER İLK SAFTA HANIMLAR DAHA GERİDE NAMAZ KILMALI Erkeklerin ilk saflarının, kadınların da son saflarının daha hayırlı olduğunu Peygamberimiz haber vermiştir “Erkeklerin saflarının en hayırlısı ilkleridir, sevabı en az olanları geridekilerdir. Kadınların saflarının en hayırlısı da geridekileridir. Sevabı en az olanları ise öndekilerdir” İbni Mâce, İkâme 52. Bunlar dışında konuyla ilgili pek çok hadis vardır. Burada onları sıralamak konunun hudutlarını aşmak olur. Hadisimizde anılan faziletlerden biri de, camiye erken gitmektir. Bundan maksat cemaate yetişmek ve ön saflarda yer almaktır. Ayrıca camiye gitmek üzere vaktinde hareket eden kimse hem yolda rahat yürüme imkânına sahip olur, hem de camide bir süre dinlenmek, tefekkür etmek, tahiyyetü’l-mescid veya nâfile namaz kılmak ya da Allah’ın zikriyle meşgul olmak suretiyle kendini farz namaza hazırlar. Bu ise nefes nefese camiye gitmek ve arka saflarda yer almaktan çok faziletlidir. MÜNAFIKLARA ZOR GELEN İKİ NAMAZ Allah’ın üzerimize farz kıldığı her namazın faziletli olduğu şüphesizdir. Ancak bunlar arasında derece farkı vardır. Sabah ve yatsı namazı gecenin iki ucundaki namazlardır. Biri gecenin bitip yeni bir günün başladığı zamanda, diğeri de gündüzün bitip karanlığın tamamen bastırdığı vakitte kılınır. İnsanlar içinde münafıklara en ağır gelen namaz bu ikisidir. İnsanın bu iki namazın vaktinde uyanık olması, bir de camiye cemaate gitmesi, sağlam bir imanın, ibadet ve tâate düşkünlüğün, Allah’ın rızasını kazanmak için ciddî bir azim ve gayretin eseridir. Bu açılardan da son derece faziletlidir. İşte bunun faziletine işaret için Efendimiz, “Emekleyerek veya oturakları üzerinde sürtünerek de olsa bu namazlara giderlerdi” buyurmuşlardır. HADİSTEN ÖĞRENDİKLERİMİZ 1- Ezan okumak İslâm’ın vazgeçilmez esaslarından ve sünnetlerinden biridir. 2- Ezanın pek çok faydası, fazileti ve hikmeti vardır. İslâm’ın itikad ve amel esaslarını bünyesinde barındıran ezan, inanmayanları dine, inananları ibadete davetdir. 3- Müezzinlik, Allah katında ecri ve sevabı büyük hayırlardan biri olup, Efendimiz tarafından teşvik edilmiştir. 4- Namazda ilk safta bulunmanın sevabı ve fazileti diğer saflardan daha çoktur. 5- Camiye ve cemaate erken gelmek ve ilk saflarda yer almak sünnette teşvik edilmiştir. 6- Cemaatle kılınan namazın fazileti, tek kılınan namazdan kat kat fazladır. 7- Sabah ve yatsı namazlarında camiye gitmek ve cemaatle namaz kılmak, diğer vakitlerde cemaatle kılınan namazlardan daha faziletlidir. Çünkü bu ikisi münafıklara en ağır gelen namazlardır. 8- Münakaşalı işlerde kur’a çekmek câizdir.
Cemaatle Namaz ve Fazileti Jelibon Cemaatle Namaz ve Fazileti Cemaatle Namaz Kılmanın Fazileti İslâm dini birlik ve beraberliğe büyük önem vermiştir. Günde beş vakit namazın bir arada eda edilmesinin teşvik edilmesi, haftada bir cuma namazının ve senede iki kez olan bayram namazlarının topluca kılınmasının gerekli görülmesi, müminlerin görüşüp halleşmelerine, birbirleriyle yardımlaşmalarına vesile olmak gibi bir anlam taşımaktadır. Bu bakımdan cemaatle namaz esprisi, oluşturulmak istenen birlik ruhunun hem bir göstergesi ve hem de o birlik ruhunun sağlamlaştırıcısı ve devam ettiricisi olmaktadır. "Ve sen içlerinde olup da onlara namaz kıldıracak olursan, onlardan bir bölümü seninle birlikte namaza dursun, silâhlarını da yanlarına alsınlar" en-Nisâ 4/102 âyetinde Allah Teâlâ cihad sırasında korkulu anlarda bile cemaatle namaz kılmayı söz konusu etmektedir. Korkulu anlarda cemaatle namaz kılmanın teşvik edilmesi, normal zamanlarda cemaate riayet edilmesinin daha öncelikli ve önemli olduğunu da belirtmiş olmaktadır. Savaş durumunda namazın, normal kılınış biçiminin dışında farklı bir şekilde kılınması, cemaatin önemi ve güvenlik gibi sebeplerle açıklanabileceği gibi, bunda sahâbenin Peygamber’le birlikte namaz kılma iştiyakının da rolü bulunmaktadır. İnsanlar Hz. Peygamber’in arkasında, iki ayrı grup halinde nöbetleşe namaz kılınca, hem cephe terkedilmemiş, hem de herkes Hz. Peygamber’in arkasında namaz kılmış olmakta ve bu suretle Hz. Peygamber’in belli bir grupla namaz kıldığı takdirde ortaya çıkması muhtemel olan yanlış anlamanın önüne geçilmiş olmaktadır. Hz. Peygamber cemaatle namazı teşvik sadedinde cemaatle kılınan namazın, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi veya yirmi beş derece daha faziletli olduğunu belirtmiştir Buhârî, “Ezân”, 30; Müslim, “Mesâcid”, 42. Kendisi de hayatı boyunca cemaate namaz kıldırmış, hastalandığında ise cemaate katılarak Ebû Bekir’in arkasında namaz kılmıştır. Cemaatle namaz, içerdiği dayanışma ve yardımlaşma anlamı nedeniyle İslâm’ın bir şiarı ve sembolü haline gelmiştir ve vazgeçilmez bir uygulama olarak öylece devam etmiştir. Cuma namazı dışında en kuvvetli cemaat, sabah namazının cemaati, sonra yatsı namazının cemaati, sonra ikindi namazının cemaatidir. Ebû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur "İnsanlar ilk safın sevabını bilselerdi, ön safta durabilmek için kura çekmekten başka yol bulamazlardı. Namazı ilk vaktinde kılmanın sevabını bilselerdi bunun için yarışırlardı. Yatsı namazı ile sabah namazının faziletini bilselerdi, emekleyerek de olsa bu namazları cemaatle kılmaya gelirlerdi" Buhârî, “Ezân”, 9, 32; Müslim, “Salât”, 129, 131. Bir başka hadiste de "Kim yatsı namazını cemaatle kılarsa, gece yarısına kadar namaz kılmış sevabını alır. Sabah namazını da cemaatle kılarsa bütün geceyi namaz kılarak geçirmiş gibi sevap alır" Buhârî, “Ezân”, 34; Müslim, “Mesâcid”, 260 buyurmuşlardır. Safların en faziletlisi en ön saftır. Bu fazilet imama yakınlık derecesindedir. Fakat imama en yakın duran kişiler imamlığa ehil olan kişiler olmalı ki imamın abdesti bozulduğunda, hemen birini yerine geçirebilsin.
İmamın vasıfları En iyi bilen, en iyi okuyan, ehli sünnete en uygun olan ve en yaşlı olan kişi imam olmalıdır. Bakınız İmam olmanın şartları İmam olan kişi şöyle niyet eder; “Niyet ettim Allah rızası için ... namazını kılmaya, ben imamım bana tabi olana uyana” İmama uyan cemaat şöyle niyet eder; “Niyet ettim Allah rızası için ... namazını kılmaya uydum hazır olan imama” Kadınlar cemaat olarak namaz kılmak zorunda iseler imam öne geçmez safın içinde yani hizasında durur. Cemaatle kılınan gündüz öğle, ikindi namazlarının farzlarında, imam kıraatı Fatiha ve namaz suresini içinden okur ve cemaat de bu sûreleri okumadan, imamın kıraatı tamamlamasını bekler. Sabah, akşam ve yatsı namazlarının farzlarında , imam, ilk iki rekatta kıraatı dışından yapar ve cemaat, Fatiha Suresi'ni imam bitirince, imamla beraber içinden ''amin'' der. Akşam namazının 3. ve yatsı namazının 3. ve 4. rekatlarında, imam, sadece içinden Fatiha Suresi'ni okur, cemaat de bu sûreleri okumadan, imamın kıratı tamamlamasını bekler. Faziletleri Peygamber Efendimiz hadis i şeriflerinde şöyle buyurmuştur; "İnsanlar ilk safın sevabını bilselerdi, ön safta durabilmek için kura çekmekten başka yol bulamazlardı. Namazı ilk vaktinde kılmanın sevabını bilselerdi, bunun için yarışırlardı. Yatsı namazı ile sabah namazının faziletini bilselerdi, emekleyerek de olsa bu namazları cemaatle kılmaya gelirlerdi." Buhari, Müslim "Kim yatsı namazını cemaatle kılarsa, gece yarısına kadar namaz kılmış gibi sevab alır. Sabah namazını da cemaatle kılarsa, bütün geceyi namaz kılarak geçirmiş gibi sevap alır." Buhari Cemaatle namaz kılmanın yanında birde camiye gitmek vardır. Camiye giderek cemaatle namaz kılmanın sevabı da daha da çokturç. Çünkü evinizde cemaat yaparak cemaatle namaz kılmış olursunuz ama Camiye gitmekte ise hem camiye gitmenin sevabını alır hem de cemaatle namaz kılmanın sevabını alırsınız. "Mescidlere devam etmeyi alışkanlık haline getiren bir adamı gördüğünüz zaman, onun gerçek mü’min olduğuna şahitlik ediniz." Tirmizi
Bilindiği gibi Yüce Allah'ı tevhid bir kabul etmek, Onun eşsiz varlığını bilip tasdik etmek, farz olan en büyük bir görevdir. Bundan sonra farzların en büyüğü ve en önemlisi namazdır. Namaz, imanın alametidir, kalbin nurudur, ruhun kuvvetidir, mü'minin miracıdır. Mü'min bu namaz sayesinde Yüce Allah'ın manevî huzuruna yükselir. Yüce Allah'a yalvararak manevî yakınlığa erer. Mü'min için ne yüksek bir şeref!.. Bütün hak dinler, insanlara namaz kılmalarını emretmişlerdir. Bizim sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz de, peygamber olarak gönderilişlerinden itibaren namaz kılmakla yükümlü olmuştur. Ancak o zaman, güneşin doğuşundan ve batışından sonra olmak üzere günde iki defa namaz kılınıyordu. Sonra Miraç gecesinde beş vakit namaz farz olmuştur. Hazreti Peygamber'in miracı ise, sahih kabul edilen rivayete göre, Medine'ye hicretlerinden on sekiz ay önce Receb ayının yirmiyedinci gecesinde olmuştur. Kur'an-ı Kerîm'de ve hadîs-i şeriflerde namaza dair birçok emirler ve öğütler vardır. Bütün bunlar, İslam dininde namaza ne kadar büyük önem verildiğini gösterir. Bir ayet-i kerîmenin anlamı şöyledir "Ey Resulüm! Sana vahy olunan Kur'an ayetlerini güzelce oku ve namazı gereği üzere kıl. Gerçekten namaz, edeb ve namusa uygun olmayan şeylerden, çirkin görülen işlerden alıkor. Her halde Yüce Allah'ı zikretmek, her ibadetten daha büyüktür. Yüce Allah bütün yaptıklarınızı bilir." Namaz ibadeti ise, en büyük zikirdir. Diğer bir ayet-i kerîmenin anlamı şöyledir "Namazı gereği üzere yerine getiriniz, zekatı yeriniz. Nefisleriniz için hayır olarak önceden ne gönderirseniz, onu Yüce Allah yanında sevab olarak bulursunuz; asla kaybolmaz. Muhakkak ki, Allah yaptıklarınızı görür." Bir hadîs-i şerîfde "Namaz dinin direğidir." buyurulmuştur. Diğer bir hadîs-i şerîfin anlamı şöyle "Namaz, kişinin kalbinde bir nurdur; artık sizden içini aydınlatmak dileyen, kalbindeki nurunu artırmaya çalışsın." İşte bütün bu mübarek ayetlerle hadîs-i şerifler, namazın Yüce Allah yanında ne kadar büyük ve makbul bir ibadet olduğunu göstermeye yeterlidir. Gerçek şu ki, namaz çok mukaddes bir ibadettir. Namazın faziletlerine nihayet yoktur. Namaz, aklı yerinde olan ve büluğ çağına ermiş bulunan her müslüman için belli vakitlerde yapılması gereken şerefi yüksek farz bir görevdir. Bu önemli farzı yerine getirenler, Yüce Allah'ın pek büyük ikram ve ihsanlarına kavuşacaklardır. Bunu kasden terk edenler de, azabı çok şiddetli olan Allah'ın acıklı cezasını çekeceklerdir. Müslümanlar, henüz yedi yaşına girmiş çocuklarını namaza alıştırmakla görevlidirler. Bu çocuklara ana-babaları ve yetiştiricileri namaz kılmalarını öğretir ve yaptırırlar. On yaşına bastığı halde namaz kılmayan çocuğa velisi, üç tokattan ziyade olmamak üzere, hafifçe el ile vurur. İnsan bir düşünmeli, her an Yüce Allah'ın sayısız nimet ve ihsanlarına kavuşmaktadır. Öyle ikramı bol, merhameti geniş olan yaratıcımızın tükenmeyen lütuflarına karşı teşekkürde bulunmak gerekmez mi? İşte insan, namaz yolu ile şükür borcunu ödemeye, yaratıcısının lütuf ve nimetlerini tatlı bir dil ile anarak kulluk görevini yerine getirmeye çalışmış olur. Bu bakımdan "Namaz, şükrün bütün çeşitlerini bir araya toplar." denilmiştir. Bununla beraber namaz ruhu temizleyen, kalbi aydınlatan, imanı yüksek duygulardan haberdar eden, insanı kötülüklerden alıkoyan, insanı hayırlara, düşünceye, tevazu ve intizama götüren en güzel bir ibadettir. İnsan namaz sayesinde nice günahlardan kurtulur ve Yüce Allah'ın nice ihsan ve ikramlarına kavuşur. Namaz, manevî hayattan başka maddî hayata da canlılık verir. İnsanın temizliğine, sağlığına ve intizamla hareket etmesine sebeb olur. Sonuç Namazın meşru kılınmasındaki hikmetler ve yararlar her türlü düşüncenin üstündedir. Fakat bir müslüman namazını yalnız Yüce Allah'ın rızası için kılar, yalnız yaratıcısına şükür ve saygı için kılar. Namazın insana yararı olmadığı düşünülse dahi, yine bunu bir kul görevi bilerek sadece Allah'ın emrine uymak için yerine getirmeye çalışır. Bu kutsal görevin yerini hiç bir şeyin tutamayacağını kesinlikle bilir. Namaza harcayacağı dakikaları, hayatının en mutlu ve neş'eli zamanı olarak kabul eder. Doğrusu, geçici hayatın son bulmayacak birçok kazançları ancak namaz sayesinde elde edilir. Namaza ayrılan saatler, sonsuzluk aleminin tükenmez mutluluk günlerini hazırlamış olur. Bu çok mübarek ve pek feyizli ibadete gereği üzere devam edenlere müjdeler olsun!.. Kaynak Büyük İslam İlmihâli, Ömer Nasuhi Bilmen
ön safta namaz kılmanın fazileti